Faydalı Bilgiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Faydalı Bilgiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Temmuz 2009 Cuma

B 12 Vitamini Eksikliği (Pernisiyoz anemi - Megaloblastik anemi)

Bu makale eşim Dr.İsmet Taşdelen tarafından kaleme alınmıştır.

Eşimin Blogunda, aslında doktorların da genellikle aklına gelmeyen ve bu nedenle hastaların şifa bulamadan doktor-doktor gezmesine neden olan hastalıkları anlatmaya çalışacağım.

B 12 vitamini tüm vücut hücreleri için gerekli olan bir co-enzimdir. Çok çeşitli enzimlerin yapısına girer ve saçtan-tırnağa kadar hücre faaliyeti için olmazsa olmaz bir maddedir.

Bu vitamin hayvani gıdalardan alınır. Bunlar;
- Et
- Yumurta
- Süt ve
- Süt mamülleridir.

Doğal yollardan alınan B12 vitamini midedeki bazı salgı bezlerinden salgılanan intrensek faktör (iç faktör) le birleşerek ince barsaklardan emilir ve karaciğerde depolanır. B12 vitamini eksikliğinin sinsi seyretmesinin sebebi, emilim azalması sonrası karaciğerdeki depoların uzun sürede boşalmasıdır. Bu nedenle de bulgular geç ve sinsi olarak başlar.

Eksiklik nedenleri:
1. Et süt yumurta gibi gıdaların az miktarda alınması veya alınmaması(vejeteryanlarda olduğu gibi)
2. Fazla kullanım (Hemolitik anemi yapan Akdeniz anemisi, orak hücreli anemi, favizm gibi kan yıkımıyla birlikte olan hastalıklarda kan hücreleri çok B12 vitamini sarfederler)
3. Midenin bir kısmının alındığı ve çıkış yolunun değiştirildiği ameliyatlardan sonra
4. Herhangibir şekilde intrensek faktör salgılanmasının azaldığı veya olmadığı durumlar ki bunlar:
- Atrofik gastrit(midenin mukozasının yapısının bozulması)
- Çok fazla asit azaltıcı mide ilacı almak ve
- Otoimmün mekanizmayla intrensek faktörleri yapan sistemin bozulmasıdır.

B12 vitamini azalmasının belirtileri nelerdir?
Bu vitamin tüm hücreler için gerekli olduğundan belirtiler de çok çeşitlidir. Ama başlıca etkiler, kan elemanlarında azalma, mide barsak bozuklukları ve sinir sistemi bozuklukları şeklinde ortaya çıkar. Kişilerde gittikçe derinleşen kansızlık olur. Bu megaloblastik anemi şeklinde ortaya çıkar ve kemik iliği biyopsisiyle tanısı konulur. Bu arada kabızlık ve cilt bozuklukları belirir.

En dramatik etkileri sinir sisteminde görülür. B12 vitamini eksikliği sinirlerde harabiyete yol açar. Omurilikdeki posterolateral kordonlarda giderek artan tahribat olur. Bu hastalarda rahatsızlık verici sırt ağrıları ve boyun tutulmaları tipikdir. Hastalarda el ve ayaklarda uyuşmalar ve his bozuklukları belirir. Daha sonra baş dönmeleri ve denge bozuklukları ortaya çıkar. Kalp iletimi bozuklukları görülür. En ufak bir heyecan ve yorulmada kalbin aşırı atım sayısı artması (Taşikardi ve hatta atriyal fibrilasyon) ritm bozuklukları olur. Nöronların harabiyeti psişik bozukluklar da yapar. Şizofren tanısıyla akıl hastanelerine yatan ve yapılan tetkiklerde B12 eksikliği saptanıp tedavi sonrası iyileşen hastalar vardır. Hastalarda derin his kusuru olduğunda mesafeyi ayarlayamazlar ve yere sert olarak basarlar. Bu da diz eklemlerinde belirtilere neden olur. Bu arada denge kusuru nedeniyle insanlar yengeç gibi yan yan yürürler. Sırt ağrıları nedeniyle dik duramazlar kamburlaşırlar.

B12 vitamini eksikliği özellikle 50 yaş üzerinde çok sık raslanan bir durumdur ve genellikle hastalar yukardaki belirtilere bağlı olarak çeşitli doktorlara giderler ve farklı teşhislerle tedavi edilmeye çalışılırlar. Fakat sebep ortadan kaldırılmadığı için bulgulara bağlı tedavi yarar sağlamaz ve tablo giderek ağırlaşır. Eğer B12 vitamini eksikliği teşhiş edilirse tedavisi çok basittir. B12 vitamini içeren injeksiyonlarla 18 ay içerisinde geriye dönebilecek bozukluklar kaybolur.

Bu şu demektir? Geç tanı konulursa bazı sinir hasarları kalıcı olabilir.

Tedavisi:

Eğer alım eksikliği varsa ağızdan alınan B12 vitamini içeren ilaçlar yeterlidir.
ama emilim bozukluğu varsa hayat boyu İM injeksiyonla B12 vitamini içeren ilaç almak gerekir. Bunun için 1000 mikrogram B12 vitamini içeren iğneler 10 gün günde bir, sonra eksiklik derecesine göre, her 15 günde veya ayda bir ampul olmak üzere hayat boyu kullanılması gereklidir. Eğer tedavi kesilirse bir süra sonra tekrar eksiklik belirtileri ortaya çıkar.

Bundan sonraki yazım gelişme hormonu fazlalığı üzerinde olacak.

Hepinize sağlıklı bir yaşam diliyorum.

23 Temmuz 2009 Perşembe

Favizm (Bakla zehirlenmesi)

Bu makale eşim Dr. İsmet Taşdelen tarafından kaleme alınmıştır.

Nam-ı diğer Glikoz 6 Fosfat Dehidrogenaz eksikliği.

Akdeniz ülkelerinde sık raslanan bir genetik bozukluktur. Türkiye'de de sık olarak görülür, ama sinsi seyrettiği için genellikle bilinmez.

Bu hastalık, G6PDH fermentinin eksik olması durumudur. Bu fermentin eksikliğinde kan hücreleri, bazı ilaçları alınca, çok kuvvetli egsersiz yapınca, naftalin ve bazı anilin boyalara maruz kalınca ve bakla yiyince masif olarak parçalanır. Bunun sonucunda bu insanlarda sarılık, yorgunluk ve adele ağrıları olur. Eğer maruziyet kalkarsa bir süre sonra düzelirler.

Bu hastalığın en dramatik sonucu, ufak çocukların, derin eksiklik durumunda bakla ezmesi yedirildiğinde şiddetli kanamalarla ölmesidir.

Sıtma, malta humması gibi hastalıkların etkenleri bu fermentin eksikliği olan insanların eritrositlerini sevmediği için, bu hastalıkların yaygın olduğu bölgelerde ferment eksikliği olan insanların oranı artmıştır. Dünyada bu genetik hastalığa sahip insan oranı 400 milyon civarında tahmin edilmektedir. Kürt erkeklerinin yarısı bu problemle karşı karşıyadır. Bu hastalığın tanısı çok kolaydır. Kan billirubin değerleri ve G6PDH enzimi değerlerini bilmek yeterlidir.

Bunu öğrenmenin faydası nedir?

Hastalığın bilinmemesi durumunda ferment eksikliği sonucunda zararlı maddelerle karşılaşan kişilerde devamlı bir hemoliz oluşur, yani alyuvarlarlar parçalanır. Hasta devamlı kansızdır. Yorgunluk hisseder. Kan yapımı sırasında fazlaca kullanılan B12 vitamini ve folik asit eksikliği ortaya çıkar. Bunun eksikliği sonucu, NÖROANEMİK sendrom ortaya çıkar. Yeterli vitamin bulamayan sinir hücreleri zarar görmeye başlar. Bunun belirtileri ayaklarda ve ellede uyuşukluklar ve his kayıplarıdır. Ayrıca devamlı yıkılan kan hücrelerinden ortaya çıkan billirübinler (sarılığı yapan madde) safra kesesinde çökerek taş meydana getirir. İşte bu fermentin eksikliğini bilirsek bazı şeylere dikkat ederek bu problemlerle karşılaşmayız.
Tabi en önemli şey bu eksikliğin çocukluk döneminde saptanmasıdır.

DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER:

1.Ağır egsersizlerden kaçınmak.
2.Bazı maddelere maruz kalmamak (Naftalin,anilin boyalar vs.)
3.Aşağıdaki ilaçları almamak;

Sülfamid türevleri (mesela Bactrim)
Sefalosporinler
Kemisetin
Tetrasiklin
Non steroid antienflamatuarlar
Aspirin
ve internetten öğrenebileceğiniz diğer ilaçlar.

4.Bakla yememek.
5.Virütik enfeksiyonlar.

Google da G6PDH deficiency yazarsanız daha geniş bilgiler içeren sitelere ulaşabilirsiniz. Sağlıklı yaşamlar.

Bundan sonraki yazım B12 Vitamini eksikliği ve sonuçları üzerine olacak.

14 Nisan 2009 Salı

Bulgur

Bulgur pilavını daha çok tüketmeye başladık. Neden mi? Bulgur lifli bir gıda barsaklardan emilimi arttırıyor. Bulgur yiyen kimselerin daha geç acıktığı gözlemlenmiş . Posalı bir yiyecek olduğu için pehriz yaparken gayet faydası oluyor. B vitaminleri açısından zengin .Ayrıca folik asit içerdiği ve bu yüzden hamilelerin yediği takdirde bebeğin beyin gelişimi üzerine olumlu katkıları olduğu saptanmış.
Bulgurlu yiyecekler bulgur pilavı ile sınırlı değil elbet. Çorbalarda hatta böreklerde bile kullanılabilir. Mercimek köftesi ,ezo gelin çorba,kısır,şu an aklıma gelenler.Yaprak dolmasını yaparken pirinç yerine ince bulgur da kulanılabilir çok da güzel oluyor. Baklagillerle birlikte pişirilirse besin değerinin arttığını da unutmamak gerek.

13 Şubat 2009 Cuma

Aynı yemeklerle yapılan çeşitlemeler

Bazı kimseler iki gün üst üste aynı yemeği yemek istemiyor. Özellikle çocuklar değişiklik arıyorlar. Yenmedi diye atacak mıyız canım yemekleri?

Örneğin ıspanak yemeği birinci gün kıymalı pirinçli yenir. İkinci gün içine yumurta kırarak yumurtalı ıspanak yapılabilir veya krep yapıp içine suyunu süzdürdükten sonra ıspanağı koyarak ve üzerine kaşar rendesi koyup fırınlayarak sunulabilir. Veya köfte yapıp ortalarını çukurlaştırıp içine ıspanakları koyup yine fırınlayarak değişik versiyon olabilir.

Tavuklu herhangi bir yemek ikinci güne fırında makarnanın arasına konulup yalancı lazanya gibi veya yine krep içine konarak fırınlanıp değerlendirilebilir.

Ispanaklı börek için ıspanakları kavururken salan fazla suyu saklayıp renklı pilav veya çorbalarda kullanabiliriz.

Sizlerden gelecek fikirleri de bekliyorum.

12 Şubat 2009 Perşembe

Ceviz

Elma tatlısında ve tahinli çörekte ceviz kullanınca faydalarından bahsetmek istedim. Özellikle öğrencilere sınav zamanlarında tavsiye edilen cevizin içinde omega 3 yağ asitleri, melatonin, manganez , bakır, magnezyum mevcut. Cevizin şekli de beyne benziyor. Dışta sert kabuk (kafa kemikleri), içinde ince bir zar (beyin zarı), onun için de de meyvası yani ceviz (beyin). Öğrenme kabiliyetini arttırdığı gözlemlenmiş. Hammurabi kanunlarında dahi adı geçen bir bitki. Kötü kolesterolu düşürüp kalp krizi riskini azaltıcı ve damar sertliğini önleyici etkisi dolayısıyla her gün 5-6 tane tüketilmesi öneriliyor. Ayrıca antioksidan etkisi de mevcut. Cevizdeki melatonin insan vücudunun ürettiği formda. Bilindiği gibi melatonin uyku düzensizliklerinde kullanılıyor.

(Kaynak: Kahramanmaraş S.İ. Üniv. Ziraat fakültesi Y.Doç. Dr. Mehmet Sütyemez 'in raporu)

4 Şubat 2009 Çarşamba

Nar hakkında


Akdeniz bölgesinin bitkisi olarak bilinse de bütün Avrupa'da yetişen bir bitkidir. Antioksidan özelliği çok fazladır. Antioksidanlar vücutta oksitlenmeyi önleyici maddelerdir. Bunu vücudumuzdaki bazı enzimleri arttırırıp savunma mekanizmasını arttırarak yaparlar. C vitamini deposudur. Ayrıca potasyum ve demir de içerir. Enfeksiyonlara karşı vücudun direncini arttırır. İdrar söktürücü özelliği vardır. Nar suyunun damar sertliğini önlediği, yapılan çalışmalarla kanıtlanmıştır.

Bilmecelerde "çarşıdan aldım bir tane eve geldim bin tane" diye sorulan bu meyve bazı kültürlerde bereketin simgesi olarak görülür. Yeni yıla kapı eşiğinde nar kırarak girmenin o yıl o eve bereket getireceğine inanılır.

Nar ekşisi elde etmek için 2 kg nar sıkılır. Nar suyu 1 kg şeker, 1 bardak su ve 2 limon suyu ile kaynatılır.

Narı kolay ayıklamak için Pratik Nar Ayıklama Yöntemi yazısına bakmanızı tavsiye ederim. Narın suyunu kolayca sıkmak için IDEALISK patates püresi yapan aleti kullanabilirsiniz.

Her Lokmada Ayrı Bir Lezzet   © 2008. Template Recipes by Emporium Digital

TOP